Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeni dönemde Adli Zaman Yönetimi projesini hayata geçireceklerini belirterek, kurulacak takip sistemi sayesinde geciken dosyalar için aksayan yönlerin tüm yönleriyle ortaya konularak. çözüm üretilmesinin mümkün hale geleceğini söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığının 2016 yılı bütçesinin görüşülmesine başlandı. Bozdağ, 2016 yılı bakanlık bütçesini, Komisyon’a sundu.

Hükümetleri döneminde attıkları adımların tümünün, hukuk devletinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesine yönelik olduğunu belirten Bozdağ, 2002 yılından bugüne kadar insan hak ve hürriyetlerini genişletme yolunda atılan adımlardan örnekler verdi. Bu kapsamda Anayasa’da yapılan değişikliklerle önemli reformlara imza atıldığını kaydeden Bozdağ, hükümetleri döneminde, temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesi yanında yeni hak arama yollarının da getirildiğini ve bu hak arama yollarının vatandaşa yeni umutlar verdiğini ifade etti.

“Son yıllarda gerçekleşen ve kamuoyunca yakından bilinen bazı vahim hukuki yanlış ve hatalar bu yollar sayesinde düzeltilebildi” diyen Bozdağ, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkanının getirilmesi, Kamu Denetçiliği Kurumunun oluşturulması, İnsan Hakları Tazminat Komisyonunun kurulması, Yüksek Askeri Şuranın ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolunun açılması gibi ciddi hukuk reformları sayesinde hak arama yollarının önündeki engellerin kaldırıldığını ve hukuk devletinin gerçek hüviyetine kavuşturulduğunu anlattı.

Bakan Bozdağ, yapısı, yargılama usulü ve kararlarıyla pek çok eleştiriye konu olan Devlet Güvenlik Mahkemelerini, CMK 250. madde gereğince kurulan Özel Yetkili Mahkemeleri ve TMK 10. madde uyarınca oluşturulan Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırdıklarını da hatırlattı.

Herkesin yargıya güvenmesi için yargı mensuplarının bağımsız, tarafsız, Anayasa, kanun, hukuk ve vicdan dışındaki ideoloji, siyasal tasavvur ve inanç gibi bağlılıkları reddeden bir yapıda olmasının zorunluluğuna işaret eden Bozdağ, “Hükümetlerimiz döneminde atılan her adım bunun en üst düzeyde tesisine yönelik olmuştur. Hak ve adaletin korunup gözetilmediği toplumlarda huzur ve güvenden söz edilemez. Toplumsal yaşamın huzur ve güven içerisinde sürdürülebilmesi ancak adalet sisteminin etkin bir şekilde işlemesi ile mümkündür” şeklinde konuştu.

Bekir Bozdağ, adalet alanında kapsamlı bir reform iradesi ortaya konulduğunu, yapılan çalışmalarla çeşitli alanlarda önemli yollar kat edildiğini ancak daha yapılacak çok iş bulunduğunu vurguladı.

Bunun için reform iradesinin kararlılıkla sürdürüleceğini söyleyen Bozdağ, atılacak yeni adımlarla yargılamaların makul ve öngörülebilir sürede tamamlanmasını, demokrasinin daha da gelişmesini ve insan haklarının daha etkin korunmasını, yargıda şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin artırılmasını, performansa dayalı bir sistemin kurulmasını, halkın beklentilerine duyarlı bir yapının oluşturulmasını, vatandaşların hukuki güvencelerinin artırılmasını, iş dünyasının faaliyetlerini hukuki güvenlik içerisinde sürdürmesini ve vatandaşların haklarına daha kolay ve ucuz kavuşmasını hedeflediklerini anlattı.

BİLİŞKİŞİLİK KANUN TASARISI YARIN BAKANLAR KURULU’NDA

Bakan Bozdağ, üzerinde çalıştıkları konulardan birinin de Bilirkişilik Kanun Tasarısı olduğunu ifade ederek, tasarıyla yargının temel sorunlarından olan bilirkişilik müessesesinin kurumsal bir yapıya kavuşturulmasını ve bilirkişilerin niteliği, seçimi ve denetimi konusunda daha etkin bir sistem kurulmasını amaçladıklarını kaydetti.

“Yapacağımız bu çalışma ile yargı yetkisini hakimlerle paylaşan bilirkişilik anlayışını tamamen sistemin dışına atacağız” diyen Bozdağ, tasarının yarın Bakanlar Kurulunda görüşüleceğini de bildirdi.

İş yükünün azaltılması için idari yargıya ilişkin de düzenlemeler yapılacağını, süreci uzatan usul hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının geliştirilmesini öngören tasarı hazırlandığını belirtti.

Bozdağ, öngörülen düzenlemeyle aynı maddi ve hukuki sebebe dayalı davaların daha hızlı çözülmesi amacıyla, “grup dava” müessesesi getirileceğini ve idarelerin taraf olduğu adli uyuşmazlıklar ile bir kısım idari uyuşmazlıklarda sulh yolunun zorunlu hale getirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Aşağıda Bulunan Sonraki Sayfa Butonuna Tıklayarak Okuyabilirsiniz.