Değişik meslek mensubundan oluşan, alanlarında uzman olan Sözleşmeli Personeller Devletten kadro bekliyor.
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’unun 4B maddesine göre; belediyelerde, bakanlıklarda ve bakanlıklara bağlı kuruluşlarda norm kadro karşılığı, istisnasız ‘’tam zamanlı’’ olarak çalışan, mimar, mühendis, avukat, hemşire, programcı, çözümleyici, tekniker, teknisyen ve daha birçok üniversite bölümünden mezun olmuş meslek mensubundan oluşan, alanlarında uzman olan ‘’Sözleşmeli Personel”ler Devletten kadro bekliyor.

Sözleşmeli Personellerin İnternet Sitelerinde dolaşan yazıyı aynen yayımlıyoruz:

“Sözleşmelerimizde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49.maddesine veya 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’unun 4B maddesine göre Tip Sözleşme yazmaktadır. İşçi sayılmayan Kamu Görevlisi olarak geçmekteyiz. Kadro karşılığı çalışıyoruz. Güvencemiz, SSK olup belediyelerde çalışan sözleşmeli personeller olarak il meclisinin belirlediği ücreti ve 4B’li sözleşmeli personeller olarak ise, pozisyon unvanı, bu unvana ilişkin eğitim düzeyi, kurumunda aynı pozisyon unvanında geçen hizmet süresi dikkate alınıp tespit edilerek ücret almaktayız. Ek ödemelerimiz, her iki sözleşmeli personelde de devlet memurları gibi aynı unvan, eğitim düzeyi ve hizmet süreleri kriterlerine göre belirlenmektedir. Aynı zamanda Devlet Personel Başkanlığının görüşü çerçevesinde; 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında mezkur Kanunla düzenlenmeyen hususlar bakımından vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanacağı hüküm altına alındığından, söz konusu sözleşmeli personele ilişkin mezkur Kanun ile düzenlenmeyen hususlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanması gerekmektedir.

Herhangi bir adli kovuşturmada 657 sayılı DMK ile yargılanmaktayız. İşimiz gereği arazilere çıkıyor ve görevlendirmelere gidiyoruz. Ancak arazi veya görevlendirme yolluğu alamıyoruz. İşimiz gereği önemli projelere imza atıyor ve önemli sorumluluklar alıyoruz ki kadrolu personel ile aynı sorumlulukları üstleniyoruz. Ne işçiyiz, ne memuruz “kamu görevlisiyiz”.

MOBBİNGE UĞRUYORUZ!

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49.maddesine ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’unun 4B maddesine göre çalışan sözleşmeli personel iş güvencesi konusunda sıkıntılar yaşamaktadır. İdareciler tarafından sözleşmeler yenilenmemekte, feshedilmekte ya da sözleşmelerinin feshedileceğine dair idareciler tarafından mobbinge uğrayabilmektedirler.

SİYASİ KORKULAR YAŞIYORUZ!

Özellikle mahalli idare sözleşmelileri başta olmak üzere, iş güvencesi siyasi etkileşimlere karşı son derece korumasız durumda bulunmaktadır. Belediye sözleşmelileri, belediye meclisinin kararları ile işe başlayan, ücretleri belirlenen ve işlerine son verilen çalışanlardır. Bir sözleşmeli belediye personeli, zamanla başkanlık değişimlerinde, sürekli acaba korkusu ile yaşamakta ve hak etmediği davranışlara maruz kalabilmektedir. Hatta bazı belediyelerde yeni yönetim tarafından sözleşmeler yenilenmemektedir. Bu sebeple bazı sözleşmeli personel, sözleşmeleri yenilenmemeleri sebebiyle işe iade davaları açmış bulunmaktadır. Bu kişilerin, bakmakla yükümlü bir ailesi olduğu düşünüldüğünde yaşanan sosyal travmanın telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı açıktır.

HUKUKİ GÜVENCİMİZ YOK!

Tüm sözleşmeli personel, statüsü gereği memur haklarına sahip olmasa bile memur olarak görüldüğü için, büyük sorumluluklar gerektiren milyonlarca liralık ihalelerin hazırlayıcısı, komisyon yetkilisi ve uygulayıcısı olduğu halde, hiçbir hukuki güvencesi yoktur.

GÖREVDE YÜKSELEMİYORUZ!

Önemli sorunlardan biri, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49.maddesine ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’unun 4B maddesine göre çalışan sözleşmeli personelin, görevde yükselememesidir. Yıllarca aynı görevi yapsa bile kademe atlama, bulunduğu yerde yönetici konumuna gelme şansı hiç yoktur. Sözleşmeli personel, sorumluluk verilen ve fakat yetki verilmeyen çalışanlardır.

TAYİN HAKKIMIZ YOK!

Diğer önemli sorunlardan biri ise, sözleşmeli personelin tayin hakkının bulunmamasıdır. Ailelerinden, eşlerinden ve çocuklarından ayrı yaşamak zorunda kalan sözleşmeli personel, kadroya alınmayı istemektedir. Geçmiş dönemdeki sözleşmeli personel, 2011 ve 2013 yıllarında kadro hakkından yararlanmış olup aileleri ile birlikte büyük mutluluk yaşamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının ‘‘ eşitlik ilkesi’’ne dayanarak; 25 Haziran 2013’ ten sonra işe başlayan ve bu haktan yararlanamayan, yaklaşık sayıları 40 bine yakın olan tüm sözleşmeli personel de kurum ayrımı yapılmadan, bu haktan yararlanmak arzusu içindedir.

TOPLU SÖZLEŞMEDE ARTIK 5393-657/4B SÖZLEŞMELİ MEMURLARA KADRO KARARI ÇIKMASINI İSTİYORUZ!

Milletvekilleri, devletimizin sorumlu organları, konfederasyon ve sendika yetkililerinden,5393 Sayılı Belediye Kanunu’ nun 49. maddesine ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’unun 4B maddesine göre görev yapan, Devlet Personel Başkanlığının verilerine göre yaklaşık sayıları 40 bine yakın olan tüm sözleşmeli memurlar, toplu sözleşmede, kurum ayrımı yapılmadan, iş güvencesi ve aile bütünlüğü için kadroya geçirilmeyi sabırsızlıkla beklemektedir.”